KAYGILI ÇOCUĞA YARDIM

Etiketler

, , ,

Arkadaş kitabevinden  ‘anne babalar için aşamalı kılavuz’ alt başlığı ile yayınlanmış bir kitap. Her çocukta -hatta yetişkinde- az yada çok çeşitli kaygılar vardır. Son yıllarda çocuklarda kaygı problemi giderek fazla görülmektedir. Ve bu kaygılar hayatın akışını engellemeye başlamıştır. Kitapta çocuğunuzda görebileceğiniz kaygılarla baş etmek için oldukça detaylı bir plan anlatılmaktadır.20160418_145042

Bu planı oluşturmak ve uygulamak çok kolay görünmüyor. Kaygıları hayatlarına rutin devam etmelerini engelleyen çocuklar için uygulanabilir belki. Bu durumlarda bir uzman yardımı da almak gerekecektir. Onun dışında kitabı okuyunca kaygıları olduğunu gördüğümüz çocuklarımızda anlık rahatlamalarını sağlamak, kaygılarını geçici olarak gidermekle aslında onlara yardımcı olmadığımızı hatta gelecekleri için köstek olduğumuzu daha net anladım.

Çok çok kısaca kitapta bahsedilenlere örnekler:

1-Kaygılarını gidermek veya azaltmak için çocuklarımızla açık bir şekilde konuşmak, hissettiklerini anlatmalarına, tarif etmelerine yardımcı olmak gerekiyor.

2-Bunlarla nasıl başa çıkabilecekleri ile ilgili plan yapmak , bunları uygulamasına yardımcı olmak gerekiyor.

3-Çocuklar her zaman için ebeveynlerinden güvence isterler. ‘Akşam dışarı çıkma, beni anneannemle bırakma’ gibi. Dışarı çıkmamak bir çözüm değildir. Bunun yerine dışarı çıktığımız zaman evde yaşayacağı kaygıları nasıl yenebileceğine dair çözümler bulmasını sağlamalı. Güvence vermemek anne-babayı yıpratan bir süreç olabilir. Kitapta önemle altı çizilen konu çocuğumuza sevgimizi tam gösterdiğimizden emin olduktan sonra bazı konularda taviz vermemek, kararlı olmak gerektiği.

4-Ödül konusunun da çok altı çizilmiş. Çocuklar başardıkları her aşamada yaşına göre ve başardıkları konuya göre mutlaka ödüllendirilmeli. Ödüller maddi olabileceği gibi manevi de olabilir. Ödül konusunda duyduğumuz farklı fikirlere karşı kitaptaki bir açıklama ödül konusunda kendi fikrimin netleşmesini sağladı.

‘Ödül bir rüşvet değildir. Rüşvet sizin çıkarınıza olan bir şeyi yapması için birisine verdiğiniz şeydir. Ödül ise, çocuğun kendi yararına olan bir şeyi yapması için verdiğiniz bir teşvik aracıdır.’20160418_14555220160418_14554720160418_14521320160418_14530220160418_145356

 

 

DÖNÜŞ

Etiketler

,

Gizli Anların Yolcusu’ndan Sonra üçlemenin başka bir kitabı Dönüş’ü oldukça hızlı okudum.Gizli Anların Yolcusu ile tüm kahramanları tanıdığım ve olayları bildiğim için kitap çok hızlı ilerledi. İlk bu kitabı okuyacak olanların çözmesi gereken gizemleri bilmek Derya’nın duygularını daha iyi anlamama fırsat verdi. Ama ilk bu kitap okunursa da  olaylar okuyucuyu büyük bir merak şaşkınlık içine sokacaktır.

İlk kitapta olayları İlhami’nin penceresinden öğrenmiştik. Dönüş’te ise üzerinden iki yıl geçen olayların peşine İlhami ‘nin kızı Derya düşmekte, gerçekleri öğrenmeye çalışmaktadır. Fakat gerçekler zannettiğinden çok daha karışık ve acı bir şekilde önüne çıkacaktır.

Kitabı okurken yine doğru yanlış birbirine giriyor. Başkalarında hoşgördüğümüz olaylar bizim, sevdiklerimizin başına gelince aynı hoşgörüyü göstermediğimizi görüyoruz. Günümüzde iyice kavramların birbirine girdiği bir dönem yaşıyoruz. Herşeyi insanlar kendi zorlaştırıyor böylece. Sadece iyi olmak ve affetmek yetmiyor.

          image image image

GİZLİ ANLARIN YOLCUSU

Etiketler

, ,

ayşe

Her zaman çok severek okurum Ayşe Kulin romanlarını. Su gibi okunur ama dolu doludur. İçine alır beni. Bir süre ara verdiğim okumaya bu nedenle bir Ayşe Kulin romanı ile başlamaya karar verdim ki tüm ev iş okul çocuklar arasındaki koşturmacada kitap günlerce sürünmesin diye. Düşündüğüm gibi de oldu.

‘Gizli Anların Yolcusu’ ilk başlarda beni çok rahatsız etse de kitaptaki akıcılık hızla okumamı sağladı. Ve ilerledikçe hayatta bizi bazı şeyler rahatsız etse bile görmemezlikten gelemeyeceğimizi, empati kurmanın önemini ve zorluğunu anladım. Hep empati kurduğumuzu iddia ettiğimizi aslında hiç kurmadığımızı ve empatinin aslında çok zor olduğunu anladım.

Kitap beni oldukça etkiledi, sarsıldım. İlhami ile Bora arasındaki aşk, bu ilişkinin etrafında Eda, Derya ve Handan’ın şekillenen hayatları bir şekilde okuyucuyu kavrıyor.

Bu kitap aslında bir üçlemenin ilk kitabı. “Gizli Anların Yolcusu” , “Bora’nın Kitabı” ve “Dönüş” kitapları ile aynı olayları farklı kahramanların gözünden anlatmış Ayşe Kulin. İlk kitapta İlhami’nin gözünden bakarken sonra Bora ve İlhami’nin kızı Derya’nın gözünden bakıyoruz.

Şu an elimde Dönüş var , ona başladım. Tesadüfen üçlemenin ilk kitabından başladığım için olayları ve kişileri bilerek okuyorum Dönüş’ü. Diğer kitaplardan da başlanması bir sorun yaratmıyor çünkü hepsi tek tek okunabilecek şekilde yazılmış.

gizli anların yolcusu

Önsöz

Uzun zamandır çıkmadığı yollarda kaybolanların hikâyesi… Ayşe Kulin yeni romanında aşkın değiştirdiği ve bir daha hiç aynı olmayacak hayatları anlatıyor… Çağdaş edebiyatımızın en sevilen yazarlarından Ayşe Kulin, Gizli Anların Yolcusu ile bir kez daha okurlarını şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşmeye zorluyor.

Bu kitap yerleşik ve düzenli hayatlarımızın nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bir anda yıkılıp gidebileceğini gösteriyor bize… Acı bir kaza… Bir anda ağızdan kaçan bir söz… Ansızın yayınevine gelen bir dosya… Birbirine dolanmış eşarplar…

Bütün bunlar, aykırı bir aşkın başını ve sonunu belirlemeye yeter mi? Gizli Anların Yolcusu, pek çoğumuzun anlamakta zorlandığı, yargılamakta ısrar ettiği bir aşkın romanı…

http://www.aysekulin.org/index-tr.html#/roman8

KREŞE BAŞLADIK

Etiketler

, , ,

akapedya-anaokulu-04

18 aylık kızımı kreşe verdik. Baktım bakıcı bulamayacağım, içime sinmiyor, güvenebileceğim birisini bulamadım evin yakınlarda geçen senelerde açılan Akapedya Kreş Ve Anaokulu’nda aldım soluğu.

Dedim ki; biz bu küçük hanımın peşinde birkaç kişi dolaşıyoruz ancak bakıyoruz siz 0-2 yaş grubunda 10 çocuğa nasıl bakacaksınız?

Vallahi bakıyorlar. Gayet güzel bir düzen kurulmuş. Hatta 3 yaş üstünden daha kolay olduğunu söylemişlerdi. Sınıfı görünce anladım. Civciv gibiler biri ne yaparsa hepsi yapıyor. Öğretmen nereye onlar peşinde. 11 çocuk 4 öğretmen. Ben kızımı ayağımda sallıyordum orda kendi yatıyor.

Tabi öğretmenimiz süper. İlk başladığımızda ‘ilk başta kızımız bize değil biz ona uyacağız . Önce bana alışacak’ dedi. Dediği gibi de oldu. Şimdi kızım da ben de mutluyuz. Güvende olduğunu biliyorum. Üstelik 1,5 ayda inanılmaz fark etti. Daha neşeli, sosyal bir çocuk oldu.

Sabahları evden çıkmak zor tabi biraz ama olsun. Önemli olan iyi ellerde olmaları.akapedya-anaokulu-18akapedya-anaokulu-19

Bugün Ağzıma Hangi Şarkı Takıldı?

Etiketler

, ,

Çok yoğun ve stresli bir yaz mevsimi geçti benim için. bu nedenle ne yazmaya vaktim oldu ne de içimden geldi. Ama artık yavaş yavaş toparlanma zamanı.
Bunun için en güzel yardımcılardan biri müzik. Enerjimizi yükseltsin, kıpır kıpır bizi yerimizden oynatsın diye…
Bugün ağzıma bu şarkı takıldı :))

Bu yanışın sönüşü yok…

Yürekler Yine Yandı…

Etiketler

,

13 Mayıs 2014 öğleden sonra Soma’da meydana gelen ve tüm milletimizi yasa boğan elim Maden kazasında hayatını kaybeden emekçi işçilerimize Allahtan Rahmet , yaralı madenci kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Kederli ailelerinin ve tüm ulusumuzun başı sağ olsun.

Halen yer altında olan işçi kardeşlerimizin sağ salim kurtulmaları için dua ediyoruz.

İş ve işçi güvenliği ile ilgili çalışmaların sadece sözde kaldığını çok acı bir şekilde gördük. Ülkemizde son dönemlerde sıklıkla yaşadığımız, yüreğimizi yakan gerek çocuk ölümleri gerekse bu şekilde ihmal sonucu ölümlerle ilgili konuşmaktan ,yazmaktan yorulduk. Artık konuşulmasın, yazılmasın ve lütfen tedbir alınsın. Bundan sonra maden işçileri aynı şekilde çalışmaya devam edecekse ne sözün ne yazının önemi hiçbir önemi yok.

Bu son olsun…

 

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi)

Etiketler

, ,

Aslında bu benim için zor bir konu. Çünkü küçük kızımın doğumunda yaşadığım sıkıntılı günleri hiç hatırlamak istemiyorum. İnsanın sağlıklı evlat sahibi olması bu hayattaki en büyük nimetlerden birisi. Özellikle çocuklarının sağlık problemleriyle uğraşa tüm ailelere Allah yardım etsin ve sabır versin.

Bu olay başımıza gelene kadar ne kadar sık rastlanan bir vaka olduğunu bilmiyordum. Bunu özellikle yazıyorum , eğer varsa pnömotoraksla uğraşan sık görüldüğünü, tedavinin başarılı olduğunu bilsinler ve bir nebze rahatlamaya çalışsınlar.

Geçen sene Şubat ayında büyük heyecanla kızımın doğumu için Ankara Koru Hastanesine gittik. Oğlumun doğumunda da Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Erdem’e gitmiştim. İkinci hamileliğimde de başka doktora gidemeyeceğimi anlayıp yine Ahmet Bey’i buldum. Tam gün yasasından dolayı artık hastanede bakamıyordu. Bu nedenle doğum Koru Hastanesinde oldu.

Sabah erkenden hem kızım hem de ben odamıza çıkmıştık. İlk emzirme deneyiminin heyecanıyla ben emmeye çalışan kızımın morardığını ve hemşirenin kızımı elimden bu nedenle hemen aldığını ilk önce farkedemedim. Sonra bir anda çocuk doktoru tekrar geldi ve Duru’yu daha büyük bir küveze aldılar. Sonradan annem söyledi, emmeye çalışırken mosmor olmuş. O gün yoğun bakımda küvezde kaldı. Sabah yanına gelir dediler. Olmadı.
İkinci gün çekilen filmde akciğerlerden birinin tamamen söndüğü görüldü. Ve tüp takılması gerektiği söylendi. O anda hiç kimseye inanamıyor ve güvenemiyorsunuz. Ama sonradan anladım ki teşhisler ve müdahaleler tam zamanında yapıldığı için bebeğimin hayatı kurtuldu. İkinci günün akşamı çocuk cerrahı tarafından göğsünün biraz üzerinden bir tüp takıldı. Sönen ciğerin yerine dolan hava bu tüple dışarı atılarak ciğerin tekrar normal haline dönmesi sağlandı. 3-4 gün sonra çekilen film sonucunda ciğerin tam olarak yerine geldiği görüldü ve sonra tüp çıkarıldı. Birkaç gün daha yoğun bakımda takibi yapıldıktan sonra bebeğim nihayet yanıma geldi. Doğumundan 8 gün sonra ancak kucağıma alabildim. Hep küvezin içinde görmüştüm. Önlük ve bonelerle yoğun bakıma girebilmiş ve sadece parmak uçlarımızla sevebilmiştik.

pnömotoraks
Bu durumu yaşayan annelere şunu söyleyebilirim, soğukkanlılığınızı kaybetmeyin ve bebeğiniz küvezde iken düzenli olarak süt sağın ve bebeğinize yollayın. Gün boyunca su için ve süt sağın. Süt çok önemli ve bu durumda elimizden gelen tek şey bu zaten. Çok üzülüp ağlayıp bebeğin sütünü ihmal etmeyin.
Hastaneden çıkarken de çok tedirgin olmuştum ‘ya yine emerken morarırsa, ne yapacağım?’ diye büyük endişelerle eve döndüm. Fakat doktorlarımızın da dediği gibi bir şey olmadı Allah’a şükür. Ben fazla pimpirikli olmuştum onun da ceremesini çok çektim sonrasında:) E tabi en ufak sesinde kızımın yanına koştuğum için öyle alıştı. Bir yıl uykusu berbattı.
Sağlıklı olsunlar da nasılsa bu sorunlar geçiyor. Tüm anne-babalara sağlıklı doğum ve sağlıklı bebekler diliyorum.

Göğüs Kalkanı – Göğüs çatlaklarına süper çözüm

Etiketler

, , , , , ,

Emzirme dönemi çok güzel olduğu kadar ilk başlarda zor bir dönem de olabiliyor. Sütün gelmesi, bebeğin emmeye başlayabilmesi, bebeğe yetip onu doyurabilmesi derken bir de göğüs ucundaki hassasiyetler, çatlaklar gibi sıkıntılar baş gösterebiliyor. Bu çatlaklar emzirirken yapılan hatalardan kaynaklanıyor denir hep. Ama bazen ne kadar dikkat edilmeye çalışılsa da olabiliyor ve bu anne için gerçekten eziyetli bir durum.

Çatlakların önlenmesi için bazı ürünler var. Okuduklarım ve denediklerime dayanarak bazılarından bahsedeceğim.

En bilinenlerden birisi Lansinoh krem. Lanolin içeriyor. Göğüs uçlarını koruyor, hassasiyetin azaltılmasına yardımcı oluyor. Emzirmeden önce temizlenmesi gerekmiyor.

Garmastan Krem de çok kullanılan ürünlerden. Papatya yağından elde edilen bir madde içeriyor.Bu ürünün de genellikle temizlenmeden kullanıldığını duyuyorum. Fakat ürünün prospektüsünde temizlenmesi gerektiği belirtilmiş. Ben de temizlenmesi gerektiğini düşünüyorum, formülasyonunda kullanılan yardımcı maddeler de var. Emzirmeden önce karbonatlı suyla silinebiliyor.

Bu kremleri düzenli olarak hem emzirmeden önce hem de sonrasında kullanmak  çatlak oluşumunu önlemekte oldukça faydalı. Fakat çatlaklar  oluşmuşsa ve emzirirken dayanılmaz acılar duymaya başlamışsanız faydası olmayabiliyor. Bu durumlarda pekçok şey kullanıldığını duydum ve bazılarını bende denedim. Bepanthene krem,madecassol krem karışımı, zeytinyağı çok ileri durumlarda fito krem, travazol krem gibi pek çok ürün kullanıldığını duydum. Tabi ki ilaç olanların mutlaka emzirmeden önce temizlenmesi gerekiyor. Ve üstelik bunların hiçbirisi hızlı ve etkin çözümler değil.

Tek çözüm var. Göğüs uçlarının hava almasını sağlamak. Sütyen ve göğüs pedleri ne kullanırsak kullanalım çatlakların iyileşmesini engelliyor,  hatta daha kötü duruma getiriyor.

İşte Aventin ürettiği göğüs kalkanı gerçekten mükemmel bir çözüm. Göğüs ucu hava alıyor, akan süt kalkanın altındaki haznede birikiyor, üstelik böylece anne sütü ile ıslanan göğüs uçları  inanılmaz bir hızla iyileşiyor. Kalkanı steril ederek kullanırsanız orada biriken sütü kullanabilirsiniz.

Öncelikle piyasadaki çeşitli kremlerle hassasiyet ve çatlak oluşmadan koruma sağlamaya çalışmalıyız. Ama eğer çatlak oluştuysa hiç acı çekmeden bu ürünü denemenizi tavsiye ederim.

avent

Tüm annelere keyifli bir emzirme dönemi dilerim…

Çağımızın Korkulu Rüyası: KANSER

Etiketler

, ,

O kadar çok arttı ki kanser vakaları artık duyduğumuzda çok normal karşıladığımız hastalıklar statüsüne girmek üzere. Aslında yaşayan insanlar ve aileleri için hiç de kolay bir süreç değil.

Nasıl korunuruz diye çabalıyoruz bir yandan, bir yandan da elimize aldığımız her şeyin kanserojen etkilerini duymaya devam ediyoruz.

Hem mesleğim icabı hem de annelik icabı bu sağlık meseleleri ile yakından ilgilenirken Ankara Eczacı Odasında düzenlenen ‘Kanserde erken tanı ve teşhis yöntemleri’ eğitimine gitmemek olmazdı.

Eğitim Ankara’da  bulunan Ahmet Andiçen Kanser Hastanesi bünyesindeki KETEM (Kanser erken teşhis,tarama ve eğitim merkezi) biriminden Dr. Neşe CANOLER ve yardımcısı Tıbbi Teknolog Hatice ŞÖHRETLİ tarafından verildi.

Belli yaşlardan itibaren belli aralıklarla bu merkezlere giderek bazı kanser türlerinde erken teşhis şansı yakalanabiliyor.. Üstelik bu merkezlerden sosyal güvencesi olan olmayan herkes ücretsiz faydalanabiliyor. Bu kanserler

1-Meme kanseri (Hem ülkemizde hem de dünyada en sık görülen kanser türü)-40 yaşından sonra 2 yılda bir mamografi yaptırmak gerekiyor. 30 yaşından sonra kişi kendisi her ay elle muayene yapmalı. Elle muayane detaylı bir konu, öğrenmekte fayda var.

2-Rahim ağzı kanseri- 30-65 yaş arası kadınlar 5 yılda smear testi yaptırmalı.

3-Bağırsak kanseri-50-70 yaş aralığındaki tüm kadın ve erkekler 2 yılda bir gaitada gizli kan bakılmalı.

Kişiye,yaşa,genetik faktörlere bağlı olarak siz ilk taramaya gittikten sonra bir dahaki kontroller için randevunuz veriliyor. Bu randevu 1 -2 hatta 5 sene sonra bile olabildiği için randevu gününden bir gün önce de kişiyi arayarak hatırlatma yapılıyormuş.

kanser

Tabi kanserin sigara-alkol kullanımı ve beslenme ile yakından ilişkisi var. Korunma ve erken teşhis hayat kurtarıyor.
Herkese sağlıklı,çok güzel günler…

kanser2